Assos ve Bozcaada Gezisi İzlenimleri

Gezi olayları nedeniyle yazılarıma bir süre ara vermiştim, bugünden itibaren yazılarıma eski yoğunlukta devam etme niyetindeyim. Geçtiğimiz yıl dostlarımızla yaptığımız Assos gezisi‘ne bloğumda yer vermiştim. Bu yazımda Assos’u çok sevdiğimizi ve burayı her sene mutlaka ziyaret etmek istediğimizi söylemiştim. Bu sene de Assos buluşmamızı ayarladık, organizasyonun hemen arkasından eşimle birlikte birkaç gün de Bozcaada’da geçirmek istedik. Bugün bu gezilerimizden bahsedeceğim biraz sizlere.

Assos ile ilgili temel bilgileri ilk yazımda bulabilirsiniz, aynı şeyleri tekrar etmeyeceğim. Bu sefer kaldığımız otel, Assos Behram Hotel, arabanızla Assos’a girer girmez karşınıza çıkan ilk otel. Yer olarak bitişik olmalarına rağmen geçen sene kaldığımız pansiyona göre kalite olarak çok çok ileride olan bir tesis. Odaları denize sıfır, manzaralı, geniş ve gayet rahattı. Ayrıca otelin kendine ait bir plajı var, böylece boş şezlong bulma ve şezlonga extra ücret ödeme gibi dertlerden kurtuluyorsunuz. Taptaze, kaliteli ürünlerle dolu olan kahvaltınızı denizin dibinde yapıyorsunuz, söylemeden geçemeyeceğim kahvaltıda yapılan omletler mükemmel. Kısacası Assos’a giderseniz %100 önerebileceğim bir otel burası. Fiyat olarak odasına göre değişmekle beraber gecelik 200-250TL civarı diyebilirim.

assos-behram-hotel

2 gece kaldığımız Assos’ta akşam yemeklerini Uzun Ev restoran da yaptık. Eğer yaz aylarında bir haftasonu orada olacaksınız gitmeden mutlaka rezervasyon yaptırmanızı öneriyorum, çünkü mekan haftasonları genelde full oluyor. Mezeleri ve otları gayet leziz olan bu restoranda kalamar ızgarayı mutlaka deneyin diyorum, İzmir’de bir çok yerde denememe rağmen böyle bir kalamar ızgara ile henüz karşılaşmadım. Fiyatları İzmire göre pahalı, İstanbula göre normal de olsa rahatlıkla tavsiye edeceğim bir yer.

uzun-ev-restoran-assos

Güzel anılarla Assos’tan ayrıldıktan sonra eşimle beraber Bozcaada yollarına düştük. Assos ile Geyikli Feribot İskelesi arası tam 45 dakika sürdü. Genellikle saat başlarında kalkan Bozcaada feribot saatleri‘ne önceden bir göz atmanız faydanıza olacaktır. Feribot için önceden bir rezervasyon yaptırmanıza gerek olmuyor. Gidiş-dönüş olmak üzere Geyikli iskelesinde 58TL ücret ödüyorsunuz, böylece adadan geri dönerken herhangi bir bilet gösterme vs işlemine gerek kalmıyor, istediğiniz zaman dönebiliyorsunuz. Feribot sizi 15-20 dakika içinde Bozcaada ya geçiriyor. Aşağıda görebileceğiniz gibi feribotun içinde adaya gidenler için çevreci uyarılar bulunmakta. Adadaki marketlerin hiçbirinde naylon poşet yok, çünkü yasak, hepsi kağıt poşet kullanıyor, bu nedenle alışveriş için kendi çantanızı yanınızda bulundurmanız faydanıza olabilir.

20130721_125020

Bozcaada’ya girişte ada gözümüze biraz çorak gözüktü, fakat arabayla adanın arkalarına doğru gezdikçe, ormanların ve üzüm bağlarının içine girdikçe yanıldığımızı gördük. Bozcaada küçük bir ada diyebiliriz, adanın Türkiye’ye yakın olan doğu kısmında bir merkezi var, bunun dışında adanın her tarafında bir koy bulmak mümkün. Kaldığımız otel, Talay Konuk Evi, adanın güney kısmında yer alan ve adanın en meşhur koyu olan Ayazma koyu’na çok yakındı. Ayazma plajı gerçekten dinlenme için mükemmel. Eşsiz bir kumu var, denizi buz gibi soğuk, hafif de bir rüzgarı var ve sıcağı hiç çarpmıyor. Aşağıya Ayazma koyu’nun bir resmini koydum gidecekler için.

ayazma-koyu-bozcaada

Bozcaada da ilk gezmeniz gereken yer kalesi diyebiliriz. Merkeze indiğinizde direk karşınıza çıkacaktır. Öncesinde bulunduğu yerde Apollon tapınağı olan, 1000 yıl önce tapınağın üstüne yapılmış olan bu kale her fetih sırasında elden geçirilmiş doğal olarak.

bozcaada-kalesi     20130722_120314

Kaleden sonra Bozcaada’nın yerel tarih araştırma müzesini gezmenizi öneririm. 130 yıllık bir rum evinde olan bu müze inanılmaz bir koleksiyoner, Hakan Gürüney tarafından oluşturulmuş. 50 yıl önce Bozcaada’daki Rum bakkalların sakız paketlerini bile inceleyebilirsiniz bu müzede.

Bozcaada şaraplarıyla ünlü bir bölge. Başka yerde bulamayacağınız, adaya özel olan üzümler var, bunlardan yapılan şarapları tatmanızı tavsiye ederim. Merkezde biraz dolandığınızda Talay, Ataol, Corvus, Vasilaki, Çamlıbağ gibi markaların hem şarap dükkanlarını hem de fabrikalarını görebilirsiniz. Bu dükkanların bazılarında peynir de satılmakta, Ataol dan aldığımız mükemmel Ezine peynirini şiddetle tavsiye ediyorum. Yalnız maalesef yeni alkol yasası bu şarap dükkanlarını çok kötü vurmuş çünkü artık tadım yaptıramıyorlar, tadım olması için alkol ruhsatı olan bir cafe veya bar olmaları gerekiyormuş. Tadım olayının satışta çok çok önemli olduğunu düşünürsek bu tür dükkanların karlılığının feci düşmüş olduğunu tahmin etmek olmasa gerek. Adadan çıkmış en ünlü marka ünlü tasarımcı Reşit Soley’in sahibi olduğu Corvus şarapları. Adanın bağ bozumu şenlikleri Ağustos sonundaymış, seneye notlarımızın arasına aldık bu bilgiyi.

Kaldığımız yerden bahsetmek istiyorum biraz. Talay Konuk evi, bir önceki paragrafta da adı geçtiği üzere Bozcaada’nın şarapçılık ile uğraşan eski ailelerinden Talay Ailesi’nin 3 yıl önce açtığı beş odalı bir konuk evi. Gayet rahat odaların olduğu konukevinin resmini aşağıda görebilirsiniz. Konukevinin hemen önünde bisikletleriniz sizi bekliyor, 10 dakika içinde bisikletlerle denizde olmanız mümkün.

20130721_175640

Konukevinin Ayazma koyuna bakan, üzüm bağlarının içinde güzel de bir terası mevcut. Sabahları bu terasta sizleri muhteşem bir kahvaltı ve Zehra Talay’ın muhteşem konukseverliği bekliyor.

20130721_173154   20130721_172942

Adanın meşhur unlu ve sakızlı kurabiyelerini denemeden geçmemenizi tavsiye ederim. Özellikle akşama kadar deniz yaptıktan sonra 5 çayı ile birlikte müthiş gidiyor. Bir çok dükkanda paket halinde bulabileceğiniz bu kurabiyeleri merkezdeki Çiçek fırın‘dan almanızı öneririm, İzmirde getirdiğim herkes bayıldı bunlara.

bozcaada-cicek-firin

Gene eğer deniz dönüşü acıktıysanız veya sabah kahvaltısında canınız değişik bir şeyler çekiyorsa, merkezdeki Çınaraltı kahvesini deneyin derim, buranın kaşarlı veya kıymalı çiğbörekleri olsun, gözlemeleri olsun, patlıcanlı börekleri olsun hepsi birer kıymet, hepsi birer doğa harikası.

bozcaada-cinaralti-kahvesi

Adada gece bir yerlere çıkmak isterseniz gene merkezdeki Polente Cafe’yi öneririm, son derece popüler bir mekan, canlı müzik de hiç fena değil.

bozcaada-polente-cafe

Son olarak adada bir gelenek var. Her akşam şarabını, piknik sepetini hazırlayan Adanın en batı ucuna, rüzgar santrallerinin olduğu kısma giderek gün batımını izliyor. Biz de bir akşam bu geleneğe katıldık. Kameramıza yansıyanlar aşağıda.

20130722_201510  20130722_201519

Tam güneş batarken 180 derece arkanıza dönüyorsunuz o da ne? Ay’ın yükselişine şahit oluyorsunuz. Gerçekten çok etkileyici değil mi?

20130722_202753

Bozcaada’da sadece 2 gün kalmamıza rağmen bir çok yerini gezdik ama halen gezilecek, yapılacak çok şey var bu adada. İleriki senelerde mutlaka tekrar edilecek yerler listesine Bozcaada’yı da aldık diyebilirim, sonuç olarak gidin, pişman olmazsınız 🙂

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir