Sakız Adası (Chios) Gezi Turu Notları

Merhabalar, Çeşme’de birkaç mekan tanıttıktan sonra sıra Sakız adası yani Chios’a geldi. Geçtiğimiz günlerde günübirlik Sakız adası’na gittik geldik, bu yazımda size vereceğim tüyolar sayesinde geziniz daha rahat ve eğlenceli geçecektir. Öncelikle Sakız adası’na gitmek için bir vizemiz yoktu, Yunan adaları için biliyorsunuz kapı vizesi uygulaması var, kapı vizesi ile 7 güne kadar kalma imkanınız olabiliyor ve ücreti 55 euro. 12 yaşından küçük çocuklar için ise 20 euro ücret alınıyor. Normal vize başvurusu yaparsanız fiyatlar gene aynı bu nedenle eğer zamanınız varsa normal vize üzerinden gitmenizi tavsiye ederim çünkü aynı ücreti ödeyerek daha uzun süreli ve çok giriş çıkışlı bir vize alabilirsiniz, ayrıca kapı vizesi için extra bir sıra bekliyorsunuz Sakız adasına vardığınızda, normal vize alırsanız bu sıraya girmemiş ve adaya vardığınızda zaman kaybetmemiş olursunuz. Kapı vizesi için seyahatinizden 3-4 gün önce feribot bileti satan firmalar aracılığı ile başvurunuzu yapabilirsiniz, biz Ertürk üzerinden bunu gerçekleştirdik, kapı vizesi başvurusu için gerekli belgeler sadece pasaport fotokopiniz ve bir adet fotoğraf(biyometrik olmasına gerek yok, boyutu da önemli değil, arka fonu beyaz olduğu sürece herhangi bir resim olabilir). Buraya dikkat, vize başvurusu sırasında ücretleri Euro olarak alıyorlar, yani kredi kartıyla veya TL ile ödeme yapmanız mümkün değil, bu nedenle giderken yanınızda Euro bulundurun. Bunları firmaya teslim edip feribot biletlerinizi aldığınız zaman artık tek yapmanız gereken seyahat günü Çeşme limanına gitmek. Feribot için 2 seçenek var, hızlı 20 dakika sürede giden katamaran ve 40 dakika süren gemi, 5 euro fazla ücret vererek katamaranla gitmeniz kritik çünkü adaya önce varıp pasaport kuyruğunda sıra beklemek istemeyeceksiniz.

Seyahat günü feribotun kalkma saatinden tam 1 saat önce Çeşme limandaki Ertürk ofisinde check-in işlemleri için sıraya girdik, buraya erken gelirseniz işlemleri erken bitirip feribota ilk binenlerden olabilirsiniz. Feribota ilk binmek önemli çünkü feribotun oturma alanında en ön sıraları kapmanızı ve oturmanızı tavsiye ediyorum, dönüşte de aynı şekilde biraz erken gidip en ön sıralarda yerinizi alın. Bunun nedeni hem Sakıza girerken hem Çeşme’ye döndüğünüzde pasaport sırasına giriyorsunuz, bu sırada uzun kuyruklarda beklemek istemiyorsanız feribottan ilk önce inip hemen pasaport kontrole ilerlemeniz gerekiyor. Kapı vizesi alanlar extra 1 kuyruğa giriyorlar ve önce ordan yaklaşık 5 dakika süren bir vize işlemi yaptırıyorlar, akabinde tekrar pasaport kontrol kuyruğuna gitmek zorunda oluyorlar. Eğer kuyrukları atlatıp adaya hızlıca girerseniz saat 10’a doğru gezmeye başlayabilirsiniz, yok kuyruklarda kalırsanız adaya girişiniz saat 11’i bulabilir. Biz Ertürk aracılığı ile Güney Ada Turu satın aldık, tur otobüsümüz 11.30’da kalkıyordu ve adaya erken vardığımız için bir saatlik süremiz vardı. Hemen merkezin çarşısında kısa bir yürüyüş turuna çıktık, yürüyüş turu sırasında hediyelik eşyacılardan fiyatları öğrendik, öncelikle çarşıda bir park var orada atıştırmalık birşeyler alabilir, yunan lokması yiyebilir ve yanında frappe içebilirsiniz. Gene burada  reçelci Rena ve peynirci Marios Türklerin en çok uğrayıp alışveriş yaptığı noktalar, buradan yaptığınız alışverişleri yanınızda taşımaya da gerek olmuyor satın aldıklarınızı akşam feribot saatinde limana getiriyor ve size teslim ediyorlar. Özellikle Sakız adasına özgü Mastelo peynirinden almanızı tavsiye ederim, hem bizim hellim gibi pişirerek hem de pişirmeden yiyebilirsiniz. Örnek bir resmini aşağıya koydum.

11.30’da tur otobüsümüz kalktı, gene altın bir tavsiye, tur otobüsüne de erken gelin ve önlerden bir yer seçin kendinize, çünkü tur rehberi en önden yol boyunca hiç susmadan Sakız adasını, gidilecek rotayı ve yapılacak aktiviteleri anlatıyor, soru-cevap yapıyor, bu nedenle rehbere yakın olmak her zaman avantajlı oluyor. Turda ilk durak Armolia köyü, bu köyde sakız ağaçlarını inceliyoruz, gittiğimiz zaman(Ağustos sonu) çok şanslı bir zaman çünkü Sakız’ın ağaçlardan damla damla döküldüğü hasat zamanı, eğer siz de gezinizi bu zamana denk getirirseniz ağaçlardan sakızın döküldüğünü görebilirsiniz.

Armolia’da biraz alışveriş yapıyoruz, alışverişte de tavsiyem alacaklarınızı önceden listeleyin kaç  şişe ouzo, kaç paket şekerleme, kaç adet likör, kaç sabun alacaksanız hızlıca alın ve kasaya yönelin yoksa eğer alacağınız ürünleri o anda düşünürseniz gene kasada uzun kuyruklarda beklemek durumunda olursunuz. Bu arada eğer Sakız ağacı görmek istiyorsanız Güney ada turu yapmanız gerekiyor, adanın kuzeyinde Sakız ağacı yok, kuzeyde genellikle balıkçılıkla uğraşan köyleri geziyorsunuz. Sonraki durağımız Pyrgi köyü, bu köyün olayı evlerin üstünde geometrik şekiller yapılmış olması. Burada da biraz gezdikten ve alışveriş yaptıktan sonra küçük bir mola verip Sakız gazozu içiyoruz.

Sakız gazozu, mastik gazoz

Pyrgi köyünde biraz alışveriş yaptıktan sonra Mesta’ya gidiyoruz. Mesta köyü de taştan evleri ve evler arasında yapılmış köprüleri ile meşhur, Sakız’ın zenginliklerinden faydalanmak isteyen korsanlar adaya saldırdığında Mesta köyü bir kale gibi kapılarını kapatır ve korsanlarla savaşırmış. Bu detayları dinlemek için tur boyunca rehberi yakın markaja almanızı tavsiye ediyorum.  Mesta’yı da gezdikten sonra Mesta’nın limanına deniz kenarı harika bir restorana gidiyoruz, restoranın ismi Papamihalakis, restoranda hem deniz ürünü hem de köfte tarzı yemekler bulmak mümkün, menünün fotoğrafını aşağıda bulabilirsiniz. Biz barbun balığı, kalamar, ahtapot üzerinden gittik gayet iyiydi, yanında Sakız adası birası, Chios beer içtik, bizim biralara göre çok hafif olması açıkçası hoşumuza gitmedi. Restoranın menüsünü aşağıda bulabilirsiniz.

Sakız adası için son tavsiyelerimiz bazı özel festivallerin olduğu zamanlarda giderseniz daha çok aktivitelere katılma fırsatınız olabilir örneğin 11 Ağustos’ta Suma (İncir Rakısı) festivali zamanı veya roket savaşlarının olduğu festival zamanı olabilir.

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir